bugün ne öğrendim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bugün ne öğrendim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2011 Pazartesi

arama oyununun galibi belli oldu!


Mehmet 6 arkadaşını eve çağırdı; çünkü yeni bir oyun keşfetti: “Arama oyunu”. Herkes gelince oyun başlayacak.Mehmet kuralları anlatıyor:” Başlama işaretini verdiğimde, hepiniz aramaya koyulacaksınız.Kronometreyi yarım saate ayarlayacağım; bu sürede kim bulursa, o kazanacak.”

Jülide, “Nerede arayacağız?” diye soruyor.

“Her yerde” diye yanıtlıyor Mehmet.

“Peki ama ne arayacağız?” diyor Ali.

“Doğru ya, ne arayacağız?” diye gülüşüyor diğerleri.

Sinirlenen Mehmet; “Oynamak istiyor musunuz, istemiyor musunuz? Arayın, işte o kadar!Aptal aptal sorularla kafamı şişirdiniz, oyun bu!” diye bağırıyor.

Mehmet tamamen aklını kaçırmış!Ne aradığımızı bilmeden nasıl birşey bulabiliriz ki? Bulduğu yeni oyun saçmalığın daniskası.

Evet! Yine de bu, insanların sık sık oynadığı bir oyun:Kendilerini neyin mutlu edeceğini bilmeden mutluluğu aramak.Herkes onu bulmak istiyor, bu normal. Ama bir şeyi bulabilmek için, ne bulmak istediğimizi bilmemiz gerekir.Yoksa, ona ulaşmak için tabi ki hiçbir şansımız olmaz.” çıtır çıtır felsefe serisi kitaplarından mutluluk ve mutsuzluk kitabının 11.sayfası.

bu kitabı oğlum için almadım.henüz anlamak için küçük, aslında kendime aldım. okumaya başından başlamadım. aklıma geldikçe rasgele bir sayfa açıp okuyorum. 11. sayfadaki bu anlatım da çok hoşuma gitti. o günden beri kendime ara ara soruyorum. “beni ne mutlu ediyor?”

oğlumun doğum günü için yaptığım pinyata,

güzel bir sümbül kokusu,

kumkuatım- bu arada kumkuatıma birşey oldu, tüm yaprakları dökülüyor. sanırım birşey yapraklarını yiyor :( -

sevdiğim bir yazarın yeni kitabı ise beni çok çok mutlu ediyor. murathan mungan’ın şairin romanı kitabını aldım. kitabım bugün geldi.nasıl heyecanlandım anlatamam. şarkını söylediğin zaman’ı bitirir bitirmez başlayacağım. şarkını söylediğin zaman da bu arada kaynasın istemem. gerçekten beğendim; akıcı, güzel bir kitap.hafta sonu pek okuyamadım, ama bir iki güne biter. ama murathan mungan, yeni bir roman yazmış, daha ne olsun. kitaptaki bilmeceyi çözmek için heyecanlanıyorum. kitabın şiirsel anlatımının akışına kapılmak için heyecanlanıyorum.biraz yatağımın başucunda dursun, alışayım. murathan mungan’ın kedisi pişo’nun anısına bir kedi ayraç yaptım.kitabı onunla okuyacağım. pek acemi işi oldu,ama sevdim ben bu işi.

burda ayşe arman’ın murathan munganla yaptığı söyleşi var. 30 nisan’da da bursa’ya imza gününe gelecekmiş. gidip kitabımı imzalatmak istiyorum.

8 Nisan 2011 Cuma

oyun nasıl gidiyor?

oyun nasıl gidiyor? herkes aramaya devam ediyor mu? sahi biz ne arıyoruz? bir doğum günü pinyatası. kendi güzel kokusuna bakıp kötü kokulu sarımsağı küçümsemeden saksısını yeşermeye başlamış sarımsaklarla paylaşan mis kokulu bir nergis.
verdiği 10 tane meyveden reçel yapılan minicik kumkuat ağacı.


sizce hangisi?


belki de başka birşey aradığımız...

7 Nisan 2011 Perşembe

oyun


hadi oyun oynayalım.


ayşe, fatoş, burcu, zeynep, elif, nihan, aslı, nurşen, vildan hepiniz toplanın.


hadi, aramaya başlıyoruz.


önce bulan kazanır. :))))

7 Aralık 2010 Salı

yatılı misafir

kediyi evin içine bırakırsanız gidip evin enerji akışının en iyi ve pozitif olduğu noktayı bulup oraya yatarmış. ayrıca da insandaki negatif enerjiyi alırlarmış.



sen bakma benim öyle durmadan sızlanıp durduğuma,
hayata lanetler okuduğuma.
çok da karanlık bir kişi değilim ben aslında.
kara kitap ismini vermemin nedenlerinden biri de
içimdeki zehiri akıtmaktı bu satırlara
kendimin yolcusuyum ben bu dünyada.
fırtınaları, hayatın bana attığı kazıkları
yazıyorum hep diye
güzellikleri görmüyorum sanma.
bundan sonra sırtımı ısıtan güneşi,
masmavi gökyüzünü,
o gün duyduğum güzel bir sesi,
ve sevinçleri de yazacağım sana.
hatta olmayan şeyleri varmış gibi de yazacağım.
istemeyi tekrar hatırlayacağım
çünkü tanrı eğer vermeyecek olsaydı
yüreğimize isteme duygusu koymazdı.

23 Temmuz 2010 Cuma

test yaptım, pozitif çıktı


dün facebook'da nerden girdiğimi bilmiyorum bir test sayfasına girdim bakınız çıkan sonuçlar.daha test yapacaktım, ama yatma saati geldi.


auram ne renkmiş?


Sarı
Etrafınızı aydınlatıyor, hafif bir sıcaklık yayıyorsunuz. Bunun sebebi entelektüel ve zihinsel anlamda sürekli kendinizi geliştiriyor olmanız. Bu geliştirme süreci sizin için acılı, hatta ateşli olabiliyor. Fakat dışarıya yansıyan bu değil. İçsel deneyimleriniz başkalarının sorunlarına bir kalemde çözüm oluyor, ama siz o deneyimleri edinirken adeta kendinizi yakıyorsunuz. İncelik karakterinizin temeli. Çünkü içinde yaşadığınız dünyayı ancak zarafet ve nezaketle değiştirebileceğinizi düşünüyorsunuz. Başkalarına karşı gösterdiğiniz iyi niyet, kırılganlığınızı artırıyor. Ama siz yılmıyorsunuz.


en çok hangi duyumu kullanıyormuşum?


Dokunma
Romantik bir kişiliğiniz var. Sevgilinizden ya da arkadaşlarınızdan en çok talep ettiğiniz şey size ruhen ve bedenen dokunulması. Çünkü ancak bu şekilde kendinizi güvende hissediyorsunuz. Ruhunuzun okşanmasını istiyor ve bu talebiniz yerine geldiğinde rahatlıyorsunuz. Bunun yanı sıra istemediğiniz duyguları ruhunuzdan ve bedeninizden atmayı da biliyorsunuz. (u can't touch this...o ooo o)


hayalci misin? menajere ihtiyacı olan var mı?


Hayal menajeri
Sizin kendiniz için hayal kurduğunuz pek söylenemez. Ama başkalarını hayal kurmaları ve hayallerini gerçekleştirmeleri için teşvik ediyor, destekliyorsunuz. Başkaları hayallerini gerçekleştirdiği zaman "Benim de olsa" diyorsunuz ve sonra hayallerini gerçekleştirmesi için yardımınıza muhtaç bir başkası daha çıkıyor karşınıza kendinizinkileri unutuyorsunuz. Bilmem ne yapmanız gerektiğini bizim söylememize ihtiyaç var mı?


hangi dili öğrenmelisin? ben italyanca veya fransızca çıkar diye düşünüyordum,bakın ne çıktı:


Arapça
Geçmişinizde asalet var. Hayatınız da sözcükleriniz gibi içten bükümlü. Bakışınız Samarra Kulesi’ni hatırlatıyor. Bir tek bulunduğunuz yerden zirveyi görebilirsiniz. Anlattığınız hikayeleri çoğu zaman kimse anlamıyor. Çünkü siz soldan sağa değil, sağdan sola anlatıyorsunuz. Gözlerinizde parıldayan resimler olmasa neden bahsettiğinizi bile bilmeyecekler. Önemi yok. Siz kadim geleceğin de kadim geçmiş kadar yüreğini okuyorsunuz. Arapça öğrendiğinizde okuduklarınızı yazabileceksiniz.
foto:samarra kulesi

19 Temmuz 2010 Pazartesi

incir sütü

görümcem nerden duymuşsa boynunda çıkan küçük et benlerine incirin sütünü sürmüş benler kızarmış ve şişmiş.ben de bugün biraz araştırma yapınca gördüm ki incir sütü benlere değil siğillere iyi gelirmiş.

hoş bu et benleri için ilaç çıkmış, geçen gün eczanede ilanlarını gördüm.ben onlardan alıp kullanacağım. incirlerin de olmasını bekleyip afiyetle yiyeceğim.

5 Temmuz 2010 Pazartesi

05.07.2010

5 D kuralı:

Duygu ve Düşüncelerini Değiştir,
Davranışların Değişir.