12 Mart 2010 Cuma

karındaş

ben çalıştığım firmada 9 yıldır çalışıyorum eşimse 10 yıldır,gelir durumumuz da türk standartlarına göre orta halli denilebilir.halen konut kredisi çekip ev almaya cesaret edemiyoruz. ben kendime bir araba almak için bile yıllardır düşünüyorum,çünkü zaten eşim firma arabasını kullanıyor,benimse sadece onun seyahatte olduğu dönemde arabaya ihtiyacım oluyor.çünkü eğer eşim işten çıkarılırsa benim maaşım krediyi ödemeye yetmez.ne onun ailesi ne de benim ailem destekleyemez ikisi de emekli memur.

kardeşimin eşi asgari ücretle çalışıyor,kardeşim de henüz 15 gün önce ön muhasebe elemanı olarak yeni bir işe başladı.yol paraları çok tutuyor diye bankadan 10.000 TL kredi çekip araba almaya karar vermişler.bana kefil olur musun diye soruyor?bu konuştuklarımızı eşime söyleyemem bile sinerlenir.aslında ben de kızdım.türkiye'de hiç birimizin iş güvencesi yokken kendilerine nasıl bu kadar güveniyorlar anlamadım.ne aceleniz var,para biriktirin seneye alın araba dedim.

biz kesinlikle çok farklıyız.hem kardeş olup hem de nasıl böyle farklıyız anlamıyorum.hayat ne kadar toz pembe gözüküyor gözüne.1 ay maaşını alamasa bile banka kredi taksidini isteyecek, o zaman neyle ödeyeceğini düşünüyor mu çok merak ediyorum.

gün

ben ya bir kediyim ya da koala.günlerdir evdeki durumum kanepede uukluyan,pinekleyen ve 9:30 da yatıp sabah 8'de zar zor kalkan bir tip.dudağımın kenarında iki kocaman uçuk.keyifsiz bir psikoloji.en sonunda iş yerindeki arkadaşa da fenalık geldi.hep böyle oflayıp duracak mısın diye isyan etti zavallım.evet oflayacağım güneş çıkana kadar.

11 Mart 2010 Perşembe

güzel bir e-posta

Bir haftanın yorgunluğundan sonra baba Pazar sabahı kalkmış eline gazetesinialmış ve akşama kadar oturup dinlenecek olmanın keyfini çıkartmaya başlamış.Ama baba bunları düşünürken oğlu yanına gelerek kendisini parka götürmekiçin geçen hafta söz verdiğini hatırlatmış.Canı hiç dışarıya çıkmakistemediği için bir bahane bulup evde oturayım , dinleneyim diye düşünmüş .

Birden gazetenin promosyon olarak verdiği dünya haritası gözüne ilişmiş . Bu haritayı hemen parçalara ayırmış ve oğluna uzatmış ;" bu haritayıbirleştirebilirsen hemen gidelim parka " demiş .Ardından da içinden derin bir oh çekmiş ; "dünyanın coğrafyaprofesörlerinden birini getirsen yine de toplayamaz bunu iyi akıl ettim "diyerek sevinmiş . Aradan 10 d akika geçmeden çocuk koşarak babasının yanınagelmiş. Baba haritayi düzelttim parka gidebiliriz demiş .Adam önce inanmamış ve görmek istemiş. Görünce de şaşırarak nasıl yaptığınısormuş . Çocuk demiş ki; bana verdiğin haritanın arkasında insan resmivardı........

"İNSANI DÜZELTİNCE, DÜNYA KENDİLİĞİNDEN DÜZELDİ !..."

yapılacaklar listesi


1-kütüphane düzenlenecek,okuma listesi yapılacak,bir kitap bitip kaldırılmadan yenisine başlanmayacak.

2-sabah uyanır uyanmaz saate bakılmadan yataktan kalkılacak,5 dkcık daha yatayım gibi bahane üreten iç seslere kulak verilmeyecek.

3-iş yerinde max verimle çalışılacak,başkaları az çalışıyor ben niye çok çalışayım diye işler salınmayacak,elinden gelenin en iyisi yapılacak.çünkü vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.

4-akşamları oğluşla daha yaratıcı oyunlar oynanacak,yorgunluk falan bahane edilmeyecek.

5-akşamları yatmadan önce günün değerlendirmesi yapılıp günlüğe yazılacak.

6-diyete birebir uyulacak,kendini sabote etmekten vazgeçilecek.

7-en kısa zamanda psikoloğa gidilecek.

8-fabrika ayarlarına dönmek için bedenin sinyalleri dinlenecek,duygular görmezden gelinmeyecek.

9-gezmek için alışveriş merkezine gidilmeyecek.

rüyam

etraf kalabalık,herkes mutlu,bizim köydeyiz.dayımın torununun sünnet törenindeyiz.bahçede kocaman sofralar kurulu ve benim oğluş o sofralarda küp küp kesilmiş taze köy peynirlerini ketçapa batırıp batırıp hüpletiyor.ben şaşıyorum bu işe ve hiç peynir yemeyen oğlumun bayılarak yediği bu peynirin nerden alındığını soruyorum ordakilere.sonra kocaman siyah gözleri olan esmer güzeli 2 yaşlarında bir kız çocuğu görüyorum.halamın torununun kızı olduğunu öğreniyor ve şaşırıyorum,çünkü hamile olduğunu bile duymamışım.bir düğün karmaşası...yıllardır görmediğim insanlar.uzun ve güzel bir rüya.

10 Mart 2010 Çarşamba

kitaplarım


dün demiştim ya yeni kitaplar aldım diye serap neler aldığımı sormuş ben de zevkle yazıyorum.


ağaçkakan-tom robbins


-şu an başucumdaki kulenin içindeki kitaplardan biri de tom robbins'in parfümün dansı kitabı.okuması çok zevkli bir kitap o yüzden bir tane de tom robbins kitabı almaya karar verdim ve ağaçkakan'ı seçtim.parfümün dansı yapacağım okuma listemde ilk bitirilecek kitaplardan olacak.


genesis-bernard beckett


-daha önce hiç okumadığım bir yazar.konusu ilginç geldi.umarım hayalkırıklığı yaşamam.ben de kendimi sorguladığım için insanın geçmişini sorguladığı bir kitabı eğer yazarın dili sıkıcı değilse seveceğimi düşünüyorum.


ışığı arayanların karanlık yanı-debbie ford


-şu an debbie ford'un gölgenin sırrı kitabını okuyorum.daha önce de doğru sorular isimli kitabını okumuştum.kafamda dan dan diye biryerlere vuran nadir kişisel gelişim kitaplarından.o yüzden bu kitabı da aldım.


şimdi'nin gücü uygulama kitabı-eckhart tolle


-geçmiş ve gelecek arasında sıkıştığım ve şimdiyi yaşamyı bir türlü beceremediğim için okuyup ugulamaya çalışacağım işe yarar ve uygulanabilir bir kitap olmasını diliyorum.


yerdeniz büyücüsü yerdeniz 1-ursula k.le guin


-ben bu hatun kişiyi niye daha önce okumamışım diyorum.başucumdaki kulede marifetler var. :)))


çiçek açmış genç kızların gölgesinde-kayıp zamanın izinde-marcel proust


-okuyunca fikrim olacak,ama çok güzel şeyler hissediyorum.en çok merak ettiğim kitap.


kürk mantolu madonna-sabahattin ali


-güzel bir aşkı özleyen aşkın artık alışkanlığa dönüştüğü evli kadınlar grubuna dahil biri olarak güzel bir aşk öyküsü okumak istiyorum.umarım hayal kırıklığı yaşamam.


momo-michael ende


-çocuk kitapları okumayı severim.zihnimi dinlendiriyorum.hem kütüphanede bulunması için hem de okumak istediğim için aldım.malum geleceğe yatırım yapmak gerek.benimki de kitap yatırımı. :)))


işte hepsi bu.şimdi planım komidinde yemek takımının bulunduğu dolabı boşaltıp oraya okuduğum kitapları alıp,kütüphanede okumadıklarımı gözümün önüne çıkartıp onları okuyup bitirene kadar yeni kitap almamak.


bu aralar yine depresif olduğum için kendini tanıma kitaplarına öncelik veriyorum.bu arada sınava da çalışmam gerektiği için akşamları saat 10'dan sonra kalan vaktimi iyi değerlendirmeliyim.hoş bugünlerde iki sayfa okuyup sonrası hemen uyuyorum.üzerimde bir ağırlık sorma gitsin.neredeyse bir aydır hiçbir kitabımı bitiremedim.casanova,stendhal ve tolstoy'un hayatını anlatan stefan zweg'ın kendi hayatının şiirini yazanlar kitabını okuyorum.casanova bitti stendhal'a geldim takıldım kaldım.


belki beni çözer,ruh halime de iyi gelir diyerek ve daha önce almamış olmama şaşarak orhan veli'nin şiir kitabını aldım onu okuyorum ara ara.bir de salvador dali'yle ilgili bir kitabım var.dedim ya kule büyük empire states olmadan biraz temizlenmeli ve sıraya koyulmalı.


anladım ki ben güneş enerjisiyle çalışıyorum. :)) güneş yok bende de enerji yok.akşam evde kenara koyulmuş bir kukla gibi hiç kımıldamadan duruyorum.güneş çıksın artık.yoksa ben tembellikten koltuğa yapışacağım.

9 Mart 2010 Salı

:((((((

öffssss,sıkıntıdan patlamak üzere olduğum bir iş günü daha bitti,bugün eve gidip kendime okuma planı yapmayı ve artık aynı zamanda sadece tek kitabı okuyup bitirmeyi düşünüyorum.aynı anda 5-6 kitap okuyunca hiçbiri bitmiyor,yatak kenarında küçük bir kitap kulesi oluyor ve hep bir yarım kalmışlık hissi.

dün kendime dünya kadınlar günü hediyesi aldım,okuma listeme yeni gelecek kitaplarımdan da ekleyeceğim.