26 Ocak 2010 Salı

heyooo!!!

çok mutluyum çoook.az önce yeni kitap siparişi verdim.yakında uzun zamandır istediğim bir kitap elimde olacak.biliyorum durgun don'a başladım ve ağır aksak ilerliyorum,ama ne yapayım onu da araya ufak ufak sıkıştırırım.zaten öykü kitabı.kitapçıda beğenmiştim ve çok pahalı diye almamıştım.bir baktım kitapyurdu'nda bayağı indirimli hemen aldım.yine de pek ucuz sayılmaz ama ne yapalım artık.

durgun don'un ilk cildindeyim henüz 110 sayfa falan okudum.ilk defa şolohov okuyorum,keyifli bir yazar,tabii tasvirleri seviyorsanız.dün akşam okuduğum bir paragrafı çok beğendim,aksinya'nın duygularını tarladaki ekinlere benzetmesi çok etkileyiciydi.evde ve yalnız olduğum bir gün mutlaka o paragrafı buraya yazmalıyım.

kitabı okurken bir taraftan da kızıyorum,köpürüyorum.kadının ikinci sınıf insan olarak görüldüğü,alınıp satıldığı,değer verilmediği bir toplummuş kazaklar.bize ne çok benziyorlar.kitabın henüz başlarında olduğum için tam yerinde bir yorum olmayabilir,ama aksinya şimdilik favori kahramanım,bir de bir erkek kahraman var-her zamanki gibi adı aklıma gelmiyor-kavga edenleri ayırıp duran iri yarı bir kazak. bir de onu seviyorum.uzun bir destanın henüz başındaymışım gibi geliyor.uzun bir yolculuk.isimlerini telafuz etmekte zorlansam da (melekoflar'dı galiba) don nehri kenarında yaşayan bir kazak ailesinin öyküsü şimdilik.devamını okudukça yazarım.unutmamak için.çok unutkanım çooook.

not:bu arada heyecanla beklediğim kitap kafka'nın bütün öyküleri.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder