31 Aralık 2009 Perşembe

mutlu yıllar


2010'da
tum sevdiklerimizle;
saglikli bir beden ve ruh ile,
gunesli gunler, yaratici fikirler,
verimli calismalar,
bol kazanclar,
hosgorulu yaklasimlar,
haksizliklara dayanma gucu,
iyimser bakislar,
cesur girisimler,
renkli eglenceler,
yeni motivasyonlar,
benzersiz hediyeler,
parlak projeler,
bitmeyen sevgiler,
lezzetli yemekler,
heyecanli karsilasmalar,
guzel filmler,
olaganustu konserler,
onemli basarilar,
kibar suruculer,
samimi dostlar,
iyi uykular,
tatli ruyalar,
keyifli sabahlar,
gercek iltifatlar,
sıcacık sohbetler,
yararli bilgiler,
dogal guzellikler,
gulen yuzler,
upuzun geziler,
huzurlu gunler,
icten tesekkurler,
zevkli alisverisler,
hatir soran arkadaslar,
hos mesajlar,
bol kahkahalar,
yeni heyecanlar,

eglence ve tatlı surprizler,

nefis tatlılar,

guzel kahveler,

bulusmalar, kavusmalar,

saglik, nes'e, bol para, bol sans,

yani,
yasandigina degen mükemmel bir yil dilerim.

30 Aralık 2009 Çarşamba

hükümsüzdür

dört gecedir uyuyamıyorum.uykum kayboldu.hükümsüzdür.bulanların insaniyet namına bana göndermesi rica olunur.bugün de uyuyamazsam yeni yıla mosmor gözaltları ile gireceğim ya da saat onikiyi vurmadan sızıp kalacağım.

not:kocam izmir'deydi.annem zeytinyağlı yaprak sarması yapmış, yarın onunla gönderecekmiş.bu kadar becerikli annenin benim kadar beceriksiz bir kızı nasıl olur anlamıyorum yani.

huuu uykum oralarda mısın?lütfen çabuk gel.

2010 hoşgeldin.var mı bir dileğin?


Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.
Işığı gördüm, korktum.
Ağladım.

Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi. ..
Ağladım.

Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını,
zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...

İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanın içinde
iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.

Sevmeyi öğrendim..
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.

İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.

Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek
Gerektiğini öğrendim.

Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar
önemli olduğunu öğrendim.

Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...

Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...

Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine aydım.

Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek
olduğunu öğrendim.

Namusun önemini öğrendim evde ...
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el
sürmemek olduğunu öğrendim.

Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da
“lezzet” kattığını öğrendim.

Her canlının ölümü tadacağını,
ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.

Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
Olur ya ...
Kalp durur ...
Akıl unutur ...
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O ne durur, ne de unutur ...

MEVLÂNA

yarın yoğun bir gün beni bekliyor.o yüzden şimdiden iyi yıllar.herkese ama önce kendime (dün bir dergide gördün bencil değil ama "ben"ci olun diyordu) sağlıklı ve huzurlu bir yıl diliyorum.allah'ım lütfen bana iç huzur ben.sonrası gelir zaten...

dün gece

bugün sabah erkenden kalktım.duşumu aldım.zaten dün gece de pek iyi uyuyamadım.önceki gecelerde uyuyamamanın suçunu suzan collins'e atıp.aman canım o da bu kadar heyecanlı bir kitap yazmasaymış.bitince bile etkisinden kurtulamadım,derin uykuya dalamadım demiştim.oysa ki dün öğleden sonra kahve falan içmedim,yorulayım diye eve yürüyerek gittim ve yatmadan önce sakin bir kitap okudum.ama yok.yine ram uykusu kısmına geçemedim.tüm gece uyur uyanık halde yatakta döndüm durdum.kocam olmadığı için iki gündür oğluşla sarılıp yatıyoruz.ondan mı uyuyamıyorum bilmem ki?nedenini bilmiyorum ama zihnim hiç dinlenmiyor,çok yorgun hissediyorum.belki kendime gelirim dedim duş aldım.üstümü giyinirken oğluş uyandı.o da heyecan yapmış bugün burger king'de yılbaşı partileri var.çok heyecanlıymış.dün tüm arkadaşları için birer boyama kitabı ve üzerlerine bağlamak için de kırmızı kurdele aldım.kurdeleleri o kesti ama iş bağlamaya gelince beceremiyorum diye ağlamaya başladı.ben anneciğim ben sana nasıl bağlanıyor öğreteyim dedikçe çığlığı bastı.ben de çok sinirlendim ve ona bağırdım.her zaman böyle yapıyor.ben ne zaman bir şey için özensam birlikte faaliyet yapmak istesem bir bahane bulup mızıldıyor.oysa oturt tvnin karşısına sesi soluğu çıkmasın faaliyet,kaliteli zaman senin neyine.dün akşam çok kızdırdı beni çok.ama yılmayacağım biz işten gelene kadar zaten yeterince tv izliyor,evde de birşeylerle meşgul olacak küçük bey.tembel teneke.hayır bu yapamıyorum diye hırslanıp ağlamak niye onu çözemiyorum.sanki herşeyi bilmek zorunda.neyse uykusuz ve yorgun gözlerimle masamdaki işler beni bekliyor.bana kolay gelsin.

29 Aralık 2009 Salı

kütüphane sorunsalı


"Odanın diğer kısımları ne kadar düzenli ve temiz olursa olsun, kitaplığınız dağınıksa, gözünüz yorulur. Öncelikle kitaplığınızda fazla olan kitap, defter, ajanda, evrak gibi artık işinize yaramayan ne varsa bir kenara ayırın. Atılacakları atın, istemediğiniz kitapları vermek için bir koliye kaldırın. Kalan kitaplarınızı öncelikle raflardan indirin. İkinci olarak, kitaplarınızı gruplayın. Kitap yerleştirmenin en temel prensiplerinden birisi; kategorilere ayırmaktır. Kitaplarınızı ilgi alanınıza göre klasikler, roman, psikoloji, hobi, tarih gibi gruplara ayırabilirsiniz. İsterseniz gruplamayı yazar, tür veya boylarına göre de yapabilirsiniz.Kitap düzenlemenin bir başka yolu, okuduklarınızı ve okumadıklarınızı birbirinden ayırmaktır. Tüm okumadığınız kitaplar birarada durursa, canınız istediğinde kitap seçmek çok daha kolay olur. Kitaplarınızı grupladıktan sonra raflarda kalan boşluklara, dekoratif eşyaları veya fotoğrafları koyabilirsiniz. Kitaplarınızı rafın ön kısmında ve aynı hizada dizin. Eğer rafın en arkasına kadar iterseniz, küçük kitaplar arada kaybolacaktır. Kitaplarınızı renklerine göre gruplayarak dizdiyseniz, her rafa o renge uyan bir obje koyarak hoş bir görüntü yakalayabilirsiniz. Örneğin rafın dörtte üçlük kısmına kitapları koyduysanız, kalan boşluğu bir vazo veya resim çerçevesi koyarak, dekoratif hale getirebilirsiniz.Sabah"

gazetedeki habere bak.ben şimdi anladım benim evin neden sürekli olarak darmadağınık göründüğünü.benim kocamın oraya buraya çıkardığı çorap ve kıyafetlerin,oğluşun oynayıp kaldırmadığı oyuncakların,katlanmamış çamaşırların,yıkanmamış bulaşıkların hiç suçu yok.tek sorun sıkış tepiş duran kitaplarım.benim zavallı kitaplarım kütüphanede üstüste sıkış tepiş duruyor.bir kitabı beğendiğimde acaba bende varmıydı diye uzun süre düşünmem gerekiyor.çünkü belki de var.ama ya vitrininin alt çekmecelerinde ya da kitaplığın arka taraflarında.benim kitaplarım ne zaman tek sıra halinde kütüphaneye yayılacak merak ediyorum.bazen içimden bir ses salondaki vitrinleri at yerine kocaman bir kütüphane al.bardaklar çanaklar sıkış tepiş dursun diyor.neyse, yapacağım.şu piyango bana bir çıksın...
not:kitaplarım haberdeki kütüphaneye de sığmaz.ben duvardan duvara birşey istiyorum.

çok yalnızım

Yalnızlık

Yalnızlık bir yağmura benzer,
Yükselir akşamlara denizlerden
Uzak, ıssız ovalardan eser,
Ağar gider göklere, her zaman göklerdedir
Ve kentin üstüne göklerden düşer.

Erselik saatlerde yağar yere
Yüzlerini sabaha döndürünce sokaklar,
Umduğunu bulamamış, üzgün yaslı
Ayrılınca birbirinden gövdeler;
Ve insanlar karşılıklı nefretler içinde
Yatarken aynı yatakta yan yana:

Akar, akar yalnızlık ırmaklarca.

Türkçesi:Behçet Necatigil

Rainer Maria Rilke

bugünlerde yine kendimi çok yalnız hissediyorum.çevrem kalabalık,ama ben yapayalnızım.ruhum ıssız bugünlerde.şiir de üstüne tuz biber oldu.

uyarı!!!

gözlerim acıyor,uykusuzum.iki gecedir doğru düzgün uyuyamıyorum.niye böyle sürükleyici kitaplara hafta sonu başlamıyorum ki?cuma ve cumartesi günü sabaha kadar oku işte.yok olmaz illlaha işyerinde sürüneceğim.ama dün akşam bitirdim.açlık oyunları'nın ikinci kitabı ateşi yakalamak'ı dün gece bitirdim.bitirdim ve huzura erdim mi?

hayır.

şimdi serinin üçüncü kitabının çıkmasını dört gözle bekliyorum.ondan sonra da yazarın yerlatında geçen başka bir serisi varmış.onun türkiye'de çıkmasını dört gözle bekleyeceğim.ama bu sefer cuma günü başlayarak.çoooook uykum var.